Hayat için...
15/11/2009
Birilerinin hayatından çıkmak hep zor gelmiştir bana. Dönüp arkamı gitmeyi bilmem eğer öğrenmiş olabilseydim gitmeleri tüm acılara hazırlayabilmiş olurdum kendimi… Gerçekleri sadece benim bildiğim bir hayatı yaşıyorum ve bunu sensiz yapıyorum. Düşününce de seninle yaptığım hiçbir şey olmadığını hatırlayıp en çok sana kızıyorum. Yeterli zamanı bize vermediğin için en çok sana kızıyorum.
Acıları kabullenme vaktine geldim, gerçekleri görme vaktine. Aslında çoktan kaybedilmiş şeyler hiç senin olmayanlardır. Sen de olduklarını bildiklerin kaybedilemez çünkü değerlerini anlayıp onları tutarsın. Asla olmayanların tadını bilmediğin için kaybettiğinde aslında onları bulduğun yerdir. En çokta buna yanarsın…
Ben kaybettiğim zamanlar için kızmışımdır en çok kendime. Şimdi neye kızdığımı bilemiyorum zamanında bana uzanmayan elleri kaybetmek çok acı vermemeli çünkü benim olmadı hiçbir zaman. Öyleyse burda, aynı yerde oturmuş neye öfkeleniyorum dersin…
Hayat benden aldıklarını geri ver en azından bir süreliğine geri ver ki bende hatalarımı görebileyim. Hayat benden neden intikam alıyorsun, neyin acısını çıkarıyorsun aldıklarını geri ver ki bende senden intikamımı alabileyim. Zamanında gitmem gerekenler yerlerde boşuna beklemeyim…
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Şimdi Yoksun...
15/11/2009
Kendime şans vermek istiyorum, sensiz bir hayatı yaşayabilme şansı. Ama her aldığım nefesin yarısı senin için olduğundan kesik nefesler almaya başladım. Beynime yeterli oksijen gitmediği içinde sağlıklı düşünemiyorum belki de. Hiç değişmeden kendime sorduğum soruysa hep aynı.
Sen şimdi yok musun?
Sonrasıysa bir karanlık, birbirini takip eden ardışık sorular, her biri kendi içinde birbirinden bağımsız ama sonuçları aynı.
Sen şimdi yok musun?
Bir de başka gerçekler var tabiki
Sen hiç benim oldun mu? Sen hiç benim oldun da ben doyasıya sana gün içinde yaptıklarımı, yediklerimi içtiklerimi gülerek anlattım mı? Sen hiç oldun mu? Ben seninle görüşemediğim zamanlarda neler yapıp, nerelerde dolaştığımı ilk görüştüğümüzde sarılarak anlatım mı sana?
Sen bana, sana tanıdığım kadar şansı değerlendirme fırsatı verdin mi… Sen hiç beni sevmeyi denedin mi…
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kaybettim...
15/11/2009
Birini severek uyumak, uyanmak düşününce çok güzel geliyor. Onun başkasının olduğunu bildiğin ansa uyku yerini kabusa gecelerse sessizce herşeyle yüzleşebildiğin bir işkenceye dönüşüyor. Canımın yanmasına alışkanlığım uzun yıllar önce başlamıştı ama kimse beni bu acıyı tekrar yaşama ihtimalime karşı uyarmadı.
Tüm bunlardan dolayı saklanıyordum kendi kabuğumda, kimsenin kabuğumu kırmasına izin vermiyor sadece istediğim yerde oluyordum böylece… Hayallerimde… her ihtimali göz önüne alıp seninle oyunlar oynuyor, küçücük hareketlerden kocaman anlamlar çıkarıyordum.
Ve birgün seni kaybetmeye başladım. Şimdi senden sonra uyuyup, sana şarkılar fısıldayan bir ben olmayacak bu zaten hayallerle sınırlı bir gerçek değil miydi? Kaç hayalimin içindeydin bunu bilemezsin. Şimdi artık hiç bilmediğin yerlerde köşeyi dönmeni bekleyen biride olmayacak belkide..
Şimdi ben olmayacağım, sen olmayacaksın, biz zaten yoktuk… Siz gerçeğini kabullenme vaktidir artık… Ne dersin?
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Acı...
15/11/2009
Uyandığımda kalbimde bir sancı vardı. Yıllar öncesinden gelen sancının aynısı… her sabah yaptığım gibi gözlerim kapalı seni hayal ettim yattığım yerden, sonra bir acı saplandı, gerçeği hatırladım seni kaybettiğim gerçeğini…
Açtım gözlerimi, tekrar kapadım… Ne acı geçiyordu ne de sen geliyordun… Artık gelme ihtimalinde yoktu, bunu bilmek ne kadar acı. Birgün için ne çok acı… Seninle ilgili hayallerim vardı sen inkar etsen de biz diye bir şey vardı… bunları düşündüm ve senin benimle olmayacağın gerçeğini düşündükçe kalbimdeki sancı çoğaldı.
İlk kez bu kadar çok şans vermiştim ben sana, senin haberin olmasa da kemdimce şanslar veripte değerlendirmeni beklemiştim… tüm izlerin siliniyor ve bu acı bana çok tanıdık geliyor…
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Senin Gibi...
4/11/2009
Benim çiçeklere baktığım gibi bana bakıyorsun… bazen hatırlayıp su veriyorum canlanıyor bundan sonra diyorum hep bakacağım, suyunu verip güneşe bırakacağım birkaç gün düzenli geçiriyoruz sonra vazgeçiyorum aynen senin bana yaptığın gibi.
Buralarda olduğunu kuşlardan öğrendim dememe gerek yok o sözler küçükken inandırıcı olurdu… Hayatımın belli süresinde hayvanlara olan sevgimi çoğu zaman kaybettim özellikle kuşlara aman duyarda anneme vazosunu kırdığımı söyler, o evde yokken kibrit çöplerinden yaptığım kalecikleri gider babamın kulağına fısıldar diyerek kuşlardan nefret ettim.
Büyüdükçe de vazgeçtim, aynen senin benden geçtiğin gibi. Kendime yalanlar söylerken kuşları da şahit tuttum. Çoğu zaman onlara dert yandım ki küçüklüğümden kalma ispiyonculuklarını bildiğim için onlarla sana not gönderdim… Ama ne fayda dilleri de yokmuş sana sesim hiç ulaşmadı. Ve bir zaman sonra onlara dert yanmaktan da vazgeçtim, tıpkı senin benden vazgeçtiğin gibi…
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı